En Doğru Doğum Şekli Hangisidir?

En Doğru Doğum Şekli Hangisiir?Anne adaylarının hamileliklerinin son süreçlerine doğru doğum korkusu sarabilir. Bununla beraber hangi doğum şeklinin daha sağlıklı olduğu da akılları kurcalayan bir sorudur. Normal doğumun yaşatacağı sancılar düşünüldüğünde, sezaryen ile doğumu tercih etmek isteyen anneler olabiliyor. Anne adaylarını özellikle doğuma yakın zamanda daha da sıkan bu sorunun cevabını vererek, hamile bayanların gönüllerine ferahlık kazandırmayı düşünüyoruz.

İdeal doğum hangisi?

Anne ve babaların bu soru üzerine çokça düşündükleri ve belki de yakın çevrelerine danıştıkları bir gerçek. Ama bu sorunun cevabını vermek için biri diğerinden üstündür şeklinde net bir şey söylenemez. Çünkü annenin durumuna göre, sezaryen ile doğum bazen daha tercih edilmesi gereken bir yöntem olabilir. Normal doğum ise, anne adayları için tercih edilmemesi gereken bir yöntemi ifade edebilir.

Bu durumun netlik kazanmasında en iyi kararı doktorlar verir. Gebelik süresi boyunca anneyi takip eden doktor, 36. ve 37. haftada nasıl bir doğum şekli olması gerektiğini değerlendirecektir. Bu değerlendirmede doktor şunlara dikkat eder:

- Bebek baş tarafından geliyorsa,

- Kilosu 4000 gramdan az ise,

- Bebek rahim ağzını kapatmıyorsa,

- Vajinal kontrollerde, rahim ağzı darlığı tespit edilmemişse,

Normal doğum yapılmasını doktor tespit edebilir. Bunun haricinde anne veya babanın bir yol tercih etmesi doğru değildir. Zaten bu şekilde bir duruma doktor müsaade etmeyecektir. Bebeğin durumuna göre doktor, hangi doğum şeklinin daha uygun olacağına karar verecektir. Eğer sezaryen ile doğum kararı verilmişse, bir gün belirlenerek anne adayı doğuma alınabilir.

Anne rahatsızlığı doğum şeklini etkileyebilir…

Annenin herhangi bir rahatsızlığı, doğum yöntemini doğrudan etkileyen bir nedendir. Özellikle diyabet hastalarında yaşanan gebelikler, normal doğumla sonuçlanmayabilir. Bunun sebebi, diyabet hastalarında gebelik süreçlerinin daha sıkıntılı geçmesidir. Bebeğin diyabet hastalarında daha iri olması, doğum sürecinin sıkıntılı geçmesinin en büyük nedenlerinden birisidir.

Diyabetle beraber yüksek tansiyon, bebekte tespit edilen gelişme geriliği, plasental yetmezlik gibi rahatsızlıklar da, normal doğumun önünde bir engel teşkil etmektedir. Bununla beraber tüp bebek yöntemiyle gebe kalan hanımlar için de sezaryen ile doğum şart değildir. Yine bir yanlış kanı olarak yer edinmiş olan şey, tüp bebek yöntemi sonucunda gebe kalan hanımların normal doğum yapamayacağıdır. Halbuki bu yanlış bir kanıdır. Doktorun kontrolleri, yine tüp bebek yöntemiyle gebe kalmış anne adaylarının doğum şeklini belirleyecek bir husus olacaktır.

Sezaryen tercih edilmeli mi?

Annenin doğum programının en doğalı elbette ki normal olanıdır. Lakin bazı durumlarda sezaryen ile doğum, anne hayatının kurtarılması için gereklidir. Eğer doktor, normal doğumun olabileceğini ve sezaryen ile doğumun gereksiz olacağını ifade ediyorsa, bu dinlenmelidir. Ama bazı kişiler, normal doğumun sancılarından korktukları için sezaryen ile doğumu yok yere seçebiliyorlar. Bu durumda sezaryen, anneye zarar verici bir doğum şeklini ifade ediyor.

Normal doğum sancılarının daha az yaşanması ve rahat bir doğumun gerçekleşmesi için suda doğum yöntemleri yaygınlaşmaktadır. Bu normal doğumun daha çok tercih edilmesini de sağlayan bir yöntem oluyor. Suyun kuvvetiyle beraber, doğum daha çabuk tamamlanıyor.

Ücretsiz Hastanelerden Doğum Fiyat Teklifi Al, Karşılaştır.